| Ey Halkım Haberin Yok!.. |
|
|
|
 |
Türk`ün yerde izi, yolu bellidir
Gökte ay-yıldızı, alı bellidir
Ebed-müddet ağzı, dili bellidir
Kınıyorsun ey halkım haberin yok |
|
|
| Kime ne gerek... |
|
|
|
 |
Aşkla koyulduğun yolundan şaşma
Cahile kanarak ardından koşma
Kabına dolmadan ağzından taşma
Etme sığ sulara rağbet gardaşım |
|
|
|
| Şehit mektubu görülmüştür |
|
|
|
 |
Kor gibi düştün içime can oğul
Yaktın yüreğimi gün be gün oğul
Gittiğin yoluna kurban olayım
Vatan için şehit oldun sen oğul... |
|
|
| Gül TÜRKİSTAN |
|
|
|
 |
Dilerim ki sen hep gül
Ben ağlarım Türkistan
Azat yaşa bengi yıl
Ben ölürüm Türkistan... |
|
|
|
| De yeter artık! |
|
|
|
 |
Beklemek ölümden beter
Zaman geçer, ömür biter
Dayanacak hal mı kaldı?
De yeter artık!.. De yeter!.. |
|
|
| Bize göre değil!.. |
|
|
|
 |
Mert olan vurur mu arkadan
Yolundan döner mi korkudan
Yâr gönlü cayar mı ülkü’den
Namertlik bize göre değil!..
|
|
|
|
| Bir cengaverin macerası |
|
|
|
 |
Şehit kanı toprağımdın
Ayyıldızlı bayrağımdın
Duman tüten ocağımdın
Ateşler hep seni sorar... |
|
|
| Eylül Fırtınası |
|
|
|
 |
Ne fırtınalar gördük biz
Nice zincirler kırdık biz
Eylül denen hasat vakti
Gonca acılar derdik biz... |
|
|
|
| Dokuz kurşun |
|
|
|
 |
Düşününce memleketin halını
Acısı yürekler yakar mı yakar
Kimi çalar, kimi çırpar malını
Kimi de lal olur bakar mı bakar... |
|
|
|
|