LEYLİ...
...
Uzak diyarların yedi veren gülü
Asi türkülerimin adı
Başkaldıran şiirlerimin dili...
Kırışmış alnımın derin çizgisi
Seyrelmiş saçımın ak teli...
Artarak atan nabzım
Kalbimin ömürlük pili...
Sen bensin
Ben sen olmuşum leyli…
Haberin var mı?
Andıkça besmele-i şerif sonrası ismini
Döndükçe dergâhında semah-ı Ali
İçip içip kandıkça ab-ı hayat sevgini
Cayır cayır yandıkça nurunla ateş-i aşk misali
Sen bana
Ben sana dolmuşum leyli…
Haberin var mı?
Nasıl sevmişem seni
Hemi de nasıl!
Halayda çekilen zılgıt
Türküde yakılan ağıt gibi
Bir bilsen nasıl özlemişem seni
Yağmur duasına duran Harran
Düşünde Dicle’yi gören ceylan gibi…
Yüzümün deltasında süzülen Fırat olur gözyaşların
Ağladıkça içime akarsın leyli!..
Ufkumda Nemrut’un doğan güneşi gülüşlerin
Baktıkça yüreğimi yakarsın leyli!..
Varsın zulüm
Dört bir yanı sarsın gülüm
Aşk oduna yanmış canı neyler ölüm
Yaşadıkça ruhumun miracına çıkarsın leyli!..
Ali YAŞAR
|