Çık Gel!..
Ölüm arifesinde yankılanır
Yokluğuna çarpan çığlıklarım
Mavilerim umudun sığ sularında boğulur...
Unutmaya çalışmak altın vuruşudur aşkın
Karşı koymak intihar olur...
Yak yalnızlığımı çakmak gözlerinle
Karart delillerini
Çık gel
Gel ne olur...
Sırtüstü düşmüşüm sağanak kavgalar ortasına
Acının şiddeti yumulsam da durmuyor
Her dilden ayrı masal
Her telden farklı gazel
Dişlemeyince ekmeği
Sofrada düşlemek karın doyurmuyor
Çık gel
Gel ne olur...
Üşüşür üstüme akbabalar
Güç olmadan...
Karabulutlar duldalar güneşi
Geç olmadan...
Yağsız çıra gibi söner gözlerim
Hiç olmadan...
Çık gel
Gel ne olur...
|