Ali Yaşar Kişisel Web Sitesi ana sayfa      |      basından      |      iletişim     
Çağrı; Irak çok mu ırak?
Sevdiğim Şiirler
Neylemeli / Ecdada borcumuz / Azerbaycan-Türkiye

 

Neylemeli

 

Kuş okudu, ferahlandık
Taş okusa neylemeli?
Örümcekse tor dokudu
Kol dokusa neylemeli?

 

Dedim, dünya bir temaşa
Her arzumuz geldi başa
Dediklerin baştan başa
Boş uykuysa neylemeli?

 

Sesimiz yok, küyümüz var
Okumuz yok, yayımız var
Deme gelmiş çayımız var
Şeker yoksa neylemeli?

 

Yalanlardan cana doyduk
Ona uyduk, buna uyduk
Et kokuştu, tuza koyduk
Tuz kokarsa neylemeli?

 

***

 

Ecdada borcumuz

 

İmandan, gümandan, esen külekten
Bu millet bir nice yere bölündü.
Biri öbürünü iğnelemekten
Sanki çevrilerek akrebe döndü.

 

Bu ona şer atar, o buna bühtan
Allah kendi yetsin feryadımıza
Bıkıp kendimizi damgalamaktan
Şimdi de geçmişiz ecdadımıza.

 

İyiyi dışarda arıyoruz biz
Farkını bilmeden boşla dolunun
Savaş meydanından çekilmeğimiz
Adına yazılmış koç Köroğlu’nun:
“Yiğitlik on imiş, dokuzu kaçmak”
Bizim kimliğimiz bu imiş ancak?

Kendini küçültmek nerdendir bizde?
Nedir kendimize bu şer, bu bühtan?
Bizim aşağılık düşüncemizde
“Öküz olmaz imiş ev danasından.”

 

“O altın götürüp ülkeden” diye
Bühtan da yamadık Resulzade’ye.
Ama bir ayarı olur yalanın
Gel dünü bu güne satma sen bu gün
Kendi baştan başa altın olanın
Neyine gerekmiş altın, bir düşün.

 

Sen Allah, taş atma sen billur suya,
Gün gelir, vicdanın kınayar seni.
Amandır, koymayın karşı karşıya
Gelin Neriman’la Resulzade’yi

 

“Babek soy köküyle bizden değilmiş
Hatai İslam’ı ikiye bölmüş
Fetalı Allahsız, Vagif baz idi
Falansa azıcık kumarbaz idi
Geceli gündüzlü Hadi dem idi
O ayyaş, bu fersiz, o bigam idi
Biri garazkârdı, biri hasisti
Bu ondan iyiydi, o bundan pisti
Nâtavan böyleydi Hacer şöyleydi
Büyükler önünde o, bir köleydi

 

Rahmet demiyoruz ama bir kere
Milleti yücelten rahmetlilere
Bir soran yok mudur peki, sen nesin?
Söyle, bu millete ne getirmişsin?
Sen bühtan attığın bu büyüklerin
Yüzde biri kadar ne iş görmüşsün?

 

“Divan şairleri” yaramaz bize
Yoktur uyarlığı zamanımıza
Fikret’in oğlu da vazgeçti dinden
Gitti öz yurdundan, öz vatanından,
Hamit eserleri batı taklidi
Akif de, Fazıl da bir dindar idi”

 

“Doğudan Batıya ferman gönderen
Atalar ne kadar cephe yardılar
Batının önünde Fatihlerimiz
Bu gün yeni nesli utandırdılar.”

 

Kendini küçülten ey Türk, bir düşün
İncele tarihi bir de derinden.
Niçin utanmıyor batılı bu gün
Atasının haçlı seferlerinden?

 

Yadların önünde kekelemekle
Dedeni, nineni lekelemekle
Niye geçmişini sen danıyorsun?
Ulu şöhretini kıskanıyorsun,

 

Sözün doğruysa da deme arkadaş
Birine Turancı, birine yoldaş
Öyle bile olsa söyleme kardaş
Birine gasbıkâr, birine ayyaş

 

O vakitten sular akmış durulmuş
Çok şeyler değişmiş, bu ki sır değil.
Farklı düşünceler her zaman olmuş
Yarın da olacak, zaman bir değil,

 

Zirveden dereyi görmen ile sen
Övünme, bu değil uzak görenlik
Dereden zirveyi gör, deyim ahsen!
İşte, buna derler erlik, erenlik,
Bugünün gözüyle sen düne baksan
Geçmişe yargıda yanılacaksan,

 

Evvel özümüzü görek, anlayak
Bize akıl verip o ulu tanrı
Hiç görebildik mi biz on yıl gabak
Bu gün gördüğümüz bu oyunları?

 

Çok şey ummadık mı biz atalardan?
Bu günkü dertlere biz yâdız meğer
Bizden öncekine kulp tokmak asan,
O kulptan kendimiz azadız meğer?

 

Neriman kim idi? : vaktinin oğlu!
O vakit düşünemezdi o bizim gibi
Sor öz vicdanından sanki bu yurdu
O senden, ya benden az mı severdi?

 

Gelin ataları ata sayak biz
Ulu mezarlara taş atmayak biz
Zaman hükmeyledi, dünya değişti
Bizden arkadaki ileri geçti
Dünya göz göresi şer atar bize
Biz de şer atarız öz dedemize
Ulu Atalara yol gösteririz
Nerde ayrılsak da burda biz biriz.

 

Hakkı ayaklarız biz hak adına
Dil uzun, el kısa, fikir derbeder
Ya Rab! Bu dünyada öz ecdadına
Çirkef atan var mı bu millet kadar?

 

***

 

Azerbaycan-Türkiye

 

Bir ananın iki oğlu,
Bir amalın iki kolu.
O da ulu, bu da ulu
Azerbaycan-Türkiye .

 

Dinimiz bir, dilimiz bir,
Ayımız bir, ilimiz bir,
Aşkımız bir, yolumuz bir
Azerbaycan-Türkiye .

Bir milletik, iki devlet
Aynı arzu, aynı niyyet.
Her ikisi cumhuriyyet
Azerbaycan-Türkiye .

 

Birdir bizim hür halımız
Sevincimiz-melalımız.
Bayraklarda hilalımız
Azerbaycan-Türkiye .

 

Ana yurdda-yuva kurdum,
Ata yurda gönül verdim.
Ana yurdum, ata yurdum
Azerbaycan-Türkiye .

 

***

 

Hayatı:


16 Ağustos 1925`te Azerbaycan`ın Şeki kentinde doğan Bahtiyar Vahabzade, 9 yaşında ailesiyle Bakü`ye taşındı. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamladı. 1947 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümü`nden mezun oldu. Aynı bölümde öğretim üyesi olarak ders vermeye başladı. 1964 yılında tamamladığı "Samet Vurgun`un Hayat ve Yaratıcılığı" isimli monografisi ile filoloji doktoru unvanını aldı. 1980 yılında Azerbaycan İlimler Akademisi üyeliğine seçilen Vahapzade, 1990 yılında emekli olana kadar üniversitede ders verdi.

 
Azerbaycan ile Türkiye arasında köprü vazifesi gören Bahtiyar Vahapzade, 1960`larda başlayan özgürlük hareketlerinin öncülerinden biri oldu. 1959`da yazdığı Gülistan isimli şiirinde, İran ve Rusya arasında ikiye bölünen Azeri halkının yaşadığı felaketleri anlattı. Bu şiirinden dolayı 2 yıllığına üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Azeri halkının sıkıntılarını konu ettiği pek çok eserini, yurtdışına kaçırarak yayınlatabildi. Eserlerinde Azeri Türkçesi`ni yetkin bir şekilde kullanan ve halkının duygularına tercüman olan Vahapzade, Azerbaycan`da `halk şairi` unvanıyla anılıyordu. 1995 yılında Azeri özgürlük mücadelesindeki hizmetlerinden dolayı İstiklal nişanı ile ödüllendirildi. 1980-2000 yılları arasında da 5 kez milletvekili seçildi.


Vahapzade`nin Türkiye`de basılmış Ömürden Sayfalar (2000), Vatan, Millet, Ana Dili (2000), Soru İşareti (2002) gibi eserleri bulunuyordu. Eserleri 8`den fazla dile çevrilen şairin yayınlanmış 40`ı aşkın şiir kitabı, 11 ilmî eseri, 2 monografisi, çeşitli piyesleri ve yüzlerce makalesi var. Vahapzade, eserlerinde genellikle özgürlük, yurt sevgisi, din gibi temaları işlemişti.



Eserleri:

 

Şiirler ve manzum hikâyeler: Menim Dostlarım, Bahar, Dostluk Nağmesi, Ebedi Heykel, Çınar, Sade AdamlarCeyran, Aylı Geceler.


Tiyatro eserleri: Vicdan, İkinci Ses, Yağıştan Sonra, Feryat, Darağacı, Artık Adam.


Hatıra ve seyahatnameler: Sanatkar ve Zaman, Sadelikte Büyüklük, Derin Katlara Işık.

 

***

 

 

Türk Dünyasının büyük şairi, edebi fikir üstadı 

Bahtiyar Vahapzade 13 şubat 2009 tarihinde Bakü’de vefat etmiştir.

Gönül deryası şairimize Allah’tan rahmet,

Türk Dünyasına başsağlığı diliyoruz...

 

Usta kalemiyle yücelttiği kutlu sevdaları yüreğimizde yaşıyoruz...

 


Sevdiğim Şiirler
Şiir Adı Şair Adı
» Çoğu gitti azı kaldı / Gurbet / İntihar Çiçeği / Olmadı / Ilgaz`ım / Biz olduk Yitik Sevdalar
» Haydi Anadolu / Yürüyelim Yiğitler / Sil gözünün yaşlarını / Zindan Türküsü Uğur Geylani IŞILAK
» Betonlara çarpan Türkü / Bitmedi kışım / Omuz omuza / Eyvallah / Üşüdük sanma Orhan Seyfi ŞİRİN
» Neylemeli / Ecdada borcumuz / Azerbaycan-Türkiye Bahtiyar VAHAPZADE
» Göç / Kazak Mezarlığı / Aral`a Ağıt / Elif`e sözüm vardı Ali AKBAŞ
» Leyla`ya / Defterim nerdesin? / Benim yalnızlığım sana da yeter / Süleyman Ağa BAYDİLİ
» Gönül Er`lerine / Sır / Kimseleri ayrı tutma Ozan İLO (İlhami ERDOĞAN)
» İstek / Öç zamanı / Kerkük kimin yanayım / Selam Alperen Mehmet ERTUĞRUL
» Yakıver gitsin / Uyanın hey / Haberimiz yok Cemal GÖREN
» Sehpalarda Zafer Var / Cihad Çiçeği / Beni yaşarken anla Süleyman KALAYCI
» Ben ki / Diriliş Lütfi KİREÇCİ
» Mehmedim Fuat AZGUR
» El kimin ŞEHRİYAR
» Türk Dili-Garipname Aşık PAŞA
» Yemen 1-2 Aşık Sülük Hüseyin
» İnsan beğenmez (Hiciv) Aşık SEYRANİ
» İskan Türküsü Barak Ozan DEDEMOĞLU
» Sefil Baykuş / Ağıt Kağızmanlı Hıfzi
» Avşar Elleri / Can evimden vurdu felek / Bomboş geldik Kaman`a Dadaloğlu
» Koca Yürekli Adam / Özüm Sırrı ÇINAR
» Güzel Türkistan Abdülhamit SÜLEYMAN (ÇOLPAN)
» Çırpınırdın Karadeniz Ahmet CEVAT
» Nedir benim yandığım Ozan VİRANİ
» Gel gönül kimsenin aybına bakma Kul HİMMET
» Fetih Marşı / Bayrak Arif Nihat ASYA
» Malazgirt Marşı / Meydan Niyazi Yıldırım GENÇOSMANOĞLU
» Nasıl kurtardık / Ülkücü Bozkurt`um Abdulvahap KOCAMAN
» Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Bahaettin KARAKOÇ
» Şehidin Destanı / Gülce Ömer Lütfi METE
» İşte Meydan / Olmayınca Şah Hatayi (Şah İsmail)
» Bu yıl bu dağların karı erimez / Gafil gezme şaşkın Pir Sultan ABDAL
» Bak görürsün/Emrindeyiz/Korkum yok/Şemdinli`den/C-5/Kör müsün Ozan ARİF
» Garip hal / Kalbimde inançla / Rica /Bulgaristan Recep KÜPÇÜ
» Anadolu / Sen Sen Sen / Turan Yavuz Bülent BAKİLER
» Türkiye`m / Şimdiki zaman çekiminde bir mahkuma mektup Dilaver CEBECİ
» İstiklal Marşı Mehmet Akif ERSOY
» Bir güzel ÜLKÜ / Vur Emri / Seni düşünürüm / İsyanlı Sükût Abdurrahim KARAKOÇ
» Vay Kurban Ahmed ARİF
» Yıkılsın Hapishane / Kerkük`üm / Yüce Kerkük / Tek Kerkük Benim Sadun KÖPRÜLÜ
» Bağlar / Veremem / Söyleyin / Başlar / Bir Güzele Aşık REYHANİ
» Sakarya Türküsü / Canım İstanbul / Zindandan Mehmed`e Mektup Necip Fazıl KISAKÜREK
» Gurbetten Mektup Yusuf AKGÜL (Yusuf AKHASANOĞLU)
» Hilâl / Sonbahar Cem TOPUZ

Sesli Şiirler
 
» Ezgili Şiirleri indirmek için tıklayınız...
 
Sesli Şiirler
Şiir: Çağrı
Okuyan: Samet Kütükçü
  
Şiir: Şehit Mektubu Görülmüştür
Okuyan: Hafsa Türkyolu
  
Şiir: Gül Türkistan
Okuyan: Fatih ŞİMŞEK
  
 
Sesli Şiirler

Mail listeme üye kaydı yaparak
Tüm yeniliklerden haberdar olabilirsiniz
Adınız Soyadınız

E-Mail Adresiniz


Çağrı Kitabımız Çıktı
 

© 2006 - 2008 / Tüm Hakları Saklıdır
tasarım & uygulama : cem topuz
Biyografim Şiirlerim Sevdiğim Şiirler Kitaplarım Tavsiye Kitaplar Dijital Kitap Fotoğraflar Makaleler Ziyaretçi Defteri İletişim